11 Mayıs 2014 Pazar

Sensin O

Sensin O;
Allah’ın lütfüyle
Dünya’ya inmiş bir melek…
Bulutların beyazını almış kanatlarına,
Göğüs germiş tüm zorluklara…

Sensin O;
Muhteşem varlık…
Aylar süren yolculuktan
Yorgun ama mutlu…
Kavuşmak için canından cananına
Sabır örmüş dualarında…

Sensin O;
Kavuşunca yavrusuna
Hasretle koklamış…
Bu yeni misafirini Dünya’nın
Basmış bağrına ruhunu titreterek
Şefkatle ve sevgiyle…

Sensin O;
Yavrusunun ağlamasına
Titreyip kalkan gecenin bir yarısında,
Telaş duyan sancı çeken o’nun yerine…

Sensin O;
Yürüyünce sevinen…
Düşünce acı duyan kendi düşmüşçesine
Ve içindeki sızıyı kalbine gömen…

Sensin O;
Hastalanınca hasta olan,
Gülünce o’nun la gülen.
Kol kanat olan her şeyiyle yavrusuna…

Sensin O;
Besleyip büyüten,
Hayatın her evresinde
Gözünü açsa daima yanında bulduğu…

Sensin O;
Karşılıksız seven,
Hiçbir şey beklemeden
Sadece yaşadığı duyguyla yetinen…

Sensin O;
Ayaklarının altına
Cennet verilip de kutlulanan
Tanrı katının en mübarek varlığı…
  
Sensin O;
Yaptıklarına karşılık
Dünya’nın bütün hazinelerini
Sunsalar da önüne,
Hiç değer vermeden,
Dönüp sırtını giden…

Sensin O;
Sadece ve sadece
Bir tek kelime duymak için bebeğinden
Gözünü karartıp
Dünya’yı hiçe sayan…

Sensin O;
En büyük ödül olarak saydığın
“Anne” sözüne
“Annem” diye cevap veren,
“Annem” diyerek bağrına basan yavrusunu…

Sensin O;
Kelimelerin yetersiz kaldığı,
Tanımlamaya yetmediği seni,
Tarifi imkânsız olan kadın…

Sensin O;
Anne denen o mükemmel varlık…

Sensin O;
Annesin sen
Ne dilersen dile benden
Uğruna canımı vereyim ben.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder